FIKRALAR



Bir gün taxiye binen
bir müsteri soföre bir sey sormak için hafifçe omzuna dokunur. Soför
bir çiglik atip,direksiyonun kontrolünü kaybeder, bir otobüse çarpmak
üzere iken direksiyonu kirar,kaldirima çikip, bir vitrinin önünde
arabayi durdurur, arkaya dönüp müsteriye:"hayatta bir daha bunu
yapmayin!" diye bagirir. Müsteri ise saskinlikla bir ufacik dokunmanin
onu bu
kadar korkutup siçratacagini düsünemedigini söyler.Bu arada kendini
toparlamis olan soför müsteriye dönüp:"haklisiniz, aslinda sizin
kabahatiniz yok" der. Bugün benim ilk taksi soförlügüm, 25 senedir
cenaze arabasi soförüydüm........


---------------------------------------------------------------------
Başkan Bush'un yeni talimatı:
-Üzerinde resmim olan pul baştırdım, bundan böyle
başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Şürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi....."


____________________________________________________________
Din dersi öğretmeni, öğrencilere bütün insanların
Adem ve Havva'dan geldiğini söyledi. Bir öğrenci söz aldı:
-- Yapma be hocam babam bizim maymundan geldiğimizi söyledi.
-- Sevgili çocuğum, dedi öğretmen,
sizin özel aile tarihiniz bizi hiç ilgilendirmiyor.


___________________________________________________________________
doktorun bitanesi deliler hastanesine gitmiş herkes zıplıyomuş bitanesi yatıyomuş sormuş
-bunlar niye zıplıyo diye o da
-kendilerini patlamış mısır zannediyolar
demiş doktor sormuş
-peki sen neden zıplamıyosun
deli cevap vermiş
-ben tavaya yapıştımda ondan demiş


_____________________________________________________________

İş adamı traş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.
Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler.
Berber, iş adamının kulağına fısıldar;
"Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..."
Berber çocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!".
Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.
Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi"
diye fısıldar ve bir elinde bir milyon,
diger elinde yirmimilyon'luk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar:
"Hangisini istiyorsan alabilirsin?"
Çocuk dalgın dalgın bir bir milyona bir de yirmimilyona bakar
ve sonunda bir milyonluk banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.
Berber işadamına döner ve gülerek: "Gördün mü? Sana söylemiştim."
der.Traş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür.
Yanına giderek, neden yirmimilyonluk değil de, bir milyonluk banknotu aldığını sorar.
Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:
"Hehehe... Eğer yirmimilyonluğu alırsam oyun biter.
Genç ve yeni evli çift balayına gidiyorlar...
eve döndükten sonra düğün hediyelerini toparlıyorlar,
tablolar duvarlara asılıyor, vazolar ve süsler evin dört bir yanına yerleştiriliyor,
derken sıra mektupları açmaya gelince bir de bakıyorlar çok şık bir zarfın içinde,
ertesi akşam için çiftin en sevdikleri operete en iyi yerden bir davetiye...
ve zarfın üzerinde sadece şu yazıyor:
'Bu iyiliği sizin için kim düşündü biliyor musunuz..?'
Karı koca birbirlerine bakıyorlar,bunu yapacak kimse akıllarına gelmiyor.
Ama yine de 'Ne düşünceli dostlarımız var, ne hoş bir sürpriz?' diye mutlu oluyorlar...
Ertesi akşam operaya gidiyorlar,
izlemeye doyamadıkları son derece güzel bir gece geçiriyorlar,
ve eve dönünce bir de bakıyorlar ki...
kapı açık, ev tamtakır olmuş, ne var ne yoksa gitmiş,
bütün o güzel düğün hediyeleri, gelinin mücevherleri, kasadaki bütün paralar...
Hepsi gitmiş! Karı koca şoktalar ve deli gibi evin-
içinde dolanırken adam masanın üzerinde bir not buluyor.
Davetiyenin üzerindeki el yazısıyla aynı ve şu yazıyor:
'Artık biliyorsunuz...'


__________________________________________________________________________

Üç isletmeci ve üç mühendis is icabı trenle bir seyahate çıkacaklardır.
Tren garında üç isletmeci üç bilet aldıgı halde,
mühendisler yalnızca bir tane alırlar.
Isletmeciler bunun sebebini sorduklarındaysa, "bekleyin ve görün" derler.
Trene binerler, bir süre sonra üç mühendis kalkıp beraberce tuvalete gider.
Kondüktör gelir, üç isletmeciden üç bileti aldıktan sonra tuvaletin kapısını çalar,
"biletiniz lütfen" der.
Mühendislerden biri eliyle bileti dısarı uzatır.
Isletmeciler de bunu görürler.
Artık taktigi kapmıslardır.
Dönüs zamanı gelmistir, yine gar dalardır.
Isletmeciler gidip bir bilet alırlar.
Bakarlar mühendisler bu sefer hiç bilet almıyor,
saskınlıkla yine sebebini sorarlar, "bekleyin ve görün" der yine mühendisler.
Yolculuk baslar. Isletmeciler beraberce kalkıp tuvalete giderler,
ardından da mühendisler de karsısındaki tuvalete.
Kondüktörün gelmesine yakın, mühendislerden biri dısarı çıkar,
karsıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp "biletiniz lütfen" der.
Açılan kapıdan bir el bileti uzatır.
Bileti alan mühendis diger tuvalete geri girer.


__________________________________________________________________________

Kayseri'nin bir köyünde imece yöntemiyle yol yapiliyor.
Bunun için de esekten yararlaniliyor.
Esek hangi yolu izlerse, orasi genisletip araba yoluna dönüstürülüyor.
Köye gelen Amerikali Baris Gönüllüsü, ne olup bittigini kavrayamadigi için sorar:
-Ne yapiyorsunuz böyle?
-Yol yapiyoruz.
-Bu essek ne için?
-O, yolun mühendisi. Yola uygun geçisi o gösterir.
Baris Gönüllüsü katila katila güler :
-Ya esek bulamasaydiniz?
-Iste o zaman Amerika'dan mühendis getirirdik!